Sporun getirdiği farklı sorunlara ait bilimsel
bulgu, tartışma ve metodların oluşturduğu
alana SPOR BİLİMİ diyoruz. Günümüz özellikle
sporda ileri gitmiş ülkelere on yıl öncesine
göre daha farklı algılanmaya başlamıştır.
Örneğin spor meslek alanları alt gruplara
ayrılmış, bu meslek dalları da kendi
konularında uzmanlık gerektiren meslekler
haline gelmişlerdir. Çok yakın bir zamana
kadar ülkemizde de hepimizin bildiği gibi spor
meslek dalı olarak sadece beden eğitimi
öğretmenliği ile branş antrenörlüğü bulunmakta
idi. Oysa şimdi spor'a ilişkin öğretmenlik,
kondisyon ve sağlıkla ilgili meslekler, spor
yönetimi, spor basını ve yayımcılığı, spor
hukuku, spor danışmanlığı, spor bilimcisi,
spor hekimliği, spor istatistikcisi, ve
benzeri bir çok değişik meslek grupları ortaya
çıkmıştır. Bunlar da kendi içerisinde alt
gruplara ayrılmaktadırlar.
ELSA (European Law Students Association)
tarafından düzenlenen "Uluslar arası Spor
Hukuku Semineri" Almanya’nın Lüneburg şehrinde
20-23 Mayıs 2004 tarihleri arasında
gerçekleştirildi. Avrupa’nın çeşitli hukuk
fakültelerinden çok sayıda öğrencinin ve
hukukçunun katıldığı konferans boyunca
alanlarında uzman konuşmacılar tarafından
katılımcılar bilgilendirilirken, aynı zamanda
ülkelerin düzenleme ve uygulamaları da
karşılaştırmalı olarak ele alındı. Hukukun
üstünlüğünün her alanda gittikçe önem
kazandığı ve hatta kaçınılmaz olduğu
günümüzde, spor müsabakaları öncesinde,
esnasında ve sonrasında ortaya çıkan,
çıkabilecek bazı ihtilafların çözümünde de
yazılı kurallara ihtiyaç duyulmakta ve bu
yönde düzenlemelere gidilmesi ile bunların
uygulanması bir zaruriyet halini almış
bulunmaktadır. Bu sebeple Spor Hukuku yavaş
yavaş kendi alanını oluşturmakta, hatta
gelişmiş ülkelerde ayrı bir hukuk disiplini
olarak kabul edilmektedir. Sporda da hukukun
üstünlüğünün sağlanabilmesini ve bu bilincin
yaygınlaştırılarak sporun doğasına uygun
adalet ve hakkaniyet anlayışının etkin bir
biçimde uygulanmasını amaçlayan hukukçuların
gelişimine katkı sağlamak hedefiyle düzenlenen
seminerde, bizler de ülkemizdeki düzenleme ve
uygulamalar hakkında katılımcıları
bilgilendirdik. Özellikle "Spor’da Tahkim"
konusunun işlendiği oturumlarda Türkiye Futbol
Federasyonu bünyesinde yer alan ve bağımsız
olarak görevini yürüten Tahkim Kurulumuz
hakkında ayrıntılı açıklamalarda bulunarak
katılımcıları bilgilendirdik. Bu esnada
ülkemizin ve ülkemiz futbolunun Avrupa’daki
genç hukukçularca yakından takip ve takdir
edildiğine şahit olmak bizi çok memnun etti ve
gelecek adına umut verdi. Ayrıca seminere
konuşmacı olarak gelen neredeyse tüm
hukukçuların, bizim Türkiye Futbol
Federasyonu’nun desteği ile seminere
katıldığımızı bilmeleri ve özel olarak bizimle
ilgilenerek Türkiye’den övgüyle bahsetmeleri
bizi onurlandırdı.Dört gün süren organizasyon,
aşağıda belirttiğimiz düzen içinde devam
ederek başarıyla sonuçlandı;
İlk Gün – 20 Mayıs 2004
(UAS Business and Law Faculty) Spor Hukukuna
Giriş;
Almanya’nın Münih şehrinde Spor Hukuku ve
Tahkim Hukuku alanlarında çalışan ve Avrupa
Komisyonu ve Paris’teki Uluslararası Ticaret
Odası’nda da çeşitli görevlerde bulunmuş olan
Av. Frank Oschütz, Spor Hukuku’nun kaynakları
ve diğer hukuk dallarıyla olan ilişkisini
anlatarak, Spor Hukuku’nun yavaş yavaş
uluslararası hukukun bir parçası olmaya
başladığını ve özellikle Lozan’daki Spor
Tahkim Mahkemesi’nin kuruluşunun ihtilafların
çözümde etkin sonuçların alınmasını
hızlandırdığını vurguladı.
"Ben sporcunun
zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını
severim."